Enerji kaynaklarının hızla tükendiği dünyamızda fosil yakıtların bir kenara bırakılıp yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlendiğimiz bu devirde, hidroelektrik santraller enerji kaynaklarının başında gelmektedir. Su gücüyle elektrik üretimi ilkesine dayanan hidroelektrik santraller en temiz ve en zararsız enerji kaynaklarının başında gelmektedir. Elektrik enerji ihtiyacının karşılanması, dışa bağımlılığın azalması amacıyla Türkiye için hidroelektrik santraller önemli olmasına karşı, gerekli önlemler alınmadığı taktirde hidroelektrik santraller ekoloji, çevre ve ekonomi üzerinde etkileri olabilir.

Bir bölgeye hidroelektrik santralin inşa edilmesi o bölgenin ekolojik dengesinin bozulmasına neden olabilir. Bölgenin ikliminin değişmesi, floranın kaybolması, o bölgedeki hayvanların yaşamlarının tehdit edilmesi başlıca ekolojik etkiler olabilir.

Hidroelektrik santrallerin çevresel etkileri olarak da hidroelektrik santralinin inşaatı sırasında ortaya çıkan atılar ortaya çıkmaktadır. Bir diğer çevresel etki de hidroelektrik santrallerinin sera etkisi olarak belirlenmiştir.

Hidroelektrik santrallerinin ekolojik ve çevresel etkilerinin yanı sıra ayrıca ekonomik etkileri de vardır. Özellikle baraj tipi hidroelektrik santrallerinin inşaatı aşamasında yerleşim birimlerinin sular altında kalması ve bu alanların yeni yerlere taşınması gerekliliği, bazı özel alanların hidroelektrik santrallerin yapımı veya iletim hatlarının döşenmesi için istimlak edilmesi ekonomik etkileri arasındadır.

Bu sayılan etkileri en aza indirmek için hidroelektrik santral projesinin iyi bir şekilde hazırlanıp bütün yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yukarıda genel hatlarıyla ifade edilen etkileri detaylı olarak başka bir yazıda anlatmaya çalışacağız.